Kadın göğüsü

Kadın Göğsü ve Cinsellik

Kadın gögsüMakalemize geçmeden önce isterseniz sizlere kadın Göğsü hakkında bilgi verelim. Kinsey’in yapmış olduğu bir araştırmaya göre kadınların yarısından fazlası göğüslerine dokunulmasını zevk verici buluyor, dolayısıyla da onaylıyor. Onaylamayanlarsa, gördükleri geleneksel eğitim gereği genelde yaşlı hanımlar. Evlilik öncesi cinsel ilişkide bulunmamış genç kız ve kadınların yüzde 82′si göğüslerine dokunulmasına izin veriyorlar. Buna karşılık evlilik öncesi cinsel ilişkide bulunmuş hemen bütün kadınlarda (yüzde 95-98 arası) göğüs ellenmesi aşk oyunun bir parçası olarak kabul ediliyor. Uyarıldıklarında meme başları dikilip sertleşir. Kimi zaman bu dikleşme ile sertleşme istemsiz de olabiliyor, kadın Göğsü özellikle duyarlı kadınların yalnızca meme başlarının uyarılmasıyla orgazma eriştiklerini cinsellik araştırıcısı Prof. Alfred Kinsey gibi, kadın hastalıkları uzmanı Viyanalı Profesör Helene Stourzh da kişisel gözlemlerine dayanarak belirtiyorlar. Özellikle kadın Göğsün emilmesi kadının üzerinde çok güçlü bir etkiye yol açıyor. Psikologlar birçok erkeğin kadının meme ucuna duyduğu, karşı koyulmaz arzuyu, farkında olmaksızın çocukluk günlerine, anne sevgisine geri dönme özlemine bağlar. Kadınların çoğunun böyle bir aşk oyununa karşı çıkmalarının nedeni de bilinçsizce, erkeğin annesini kıskanmalarıdır. Belki de sert, güçlü erkeğin, küçük bir çocuk gibi davranarak kendini alçaltmasından dolayı rahatsız olmaları da söz konusudur. Süt emziren kimi anneler çocuğun emmesinden şehvetsiz bir tat aldıkları daha önce yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Kadında Cinsel Soğukluk

kadinda-cinsel-soguklukKadında cinsel soğukluk kadın doğum uzmanlarının araştırmasına göre , etnograflar ile ruh hekimlerinin varsayımlarına göre ilkel kadın ile modern kadında cinsel soğukluk birbirine benzer. Bu, herhalde bilinçsizlik alanında kalanın bilince kadında cinsel soğukluk yansımasıdır . Çünkü binyıllar boyunca kadına, erkeğin yalnızca kullandığı ya da kullanabileceği bir eşya gözüyle bakılmış, kadının da cinsel birleşmeler sırasında cinsel orgazma varabileceği hususu düşünülmemiştir. Aslında kadın da bundan habersizdir. Zamanımızda bile yeryüzünün büyük bir bölümünde cinsel birleşmede doygunluğa ulaşmanın ne olduğunu bilmeyen kadınlar bulunuyor. Bu duruma özellikle toplumsal bakımlardan alt tabakalarda rastlanır. Görünüşe bakılırsa erkek hiçbir zaman kadının cinsel gereksemeleriyle uğraşmazdı. Kadın, kendisinin zaten serbestçe seçmediği, zorunlu olarak seçmek zorunda bırakıldığı eşinin yanında bir çeşit köleydi. Erkek, bu eşyası üzerinde kendi cinsel gerilimlerini giderir, soyunun devamını sağlardı. Böylelikle kadın için cinsel yönden doyuma ulaşmak bilinmeyen bir düştü bu sebeple evlilikte kadında cinsel soğukluk meydana gelir ve evlilik dışı cinsel ilişkilerde bulunan kadın çoğunlukla öldürülürdü. Çok eşlilik (polyandri) dahi kadın için serbestçe istenen bir durumdan çok kabilesinin kendisine yüklediği bir görevdi. Kadında cinsel soğukluk bizi şu sonuca götürüyor: Cinsel doyum fizyolojik bir olgu olduğuna göre eski zamanlarda eşya olarak görülen kadın ya hiçbir zaman ya da pek seyrek olarak cinsel yönden doygunluğa erişirdi. O, erkeğin tüm cinsel isteklerine körü körüne boyun eğmek zorundaydı. Böylece fizyolojik bir olgu olarak kadının cinsel doyumu oldukça yenidir. Eski dönemlerde hiçbir yerde, cariyenin ya da köleleşmiş kadının cinsel doyumundan söz edilmezdi. Seksoloji bilimi bunun sonuçlarını daha çok cinsel korku ile açıklar. Sevginin doğal organları ya mücadelenin araçlarıdır (erkeklikuzvu) ya da bunların kırılabilir, yaralanabilir hedefidir.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Rahim Kanseri

rahim-kanseriYaş açısından, rahim gövdesi kanseri, serviks kanserinin tam tersidir. Rahim kanseri yaşlı kadınların hastalığıdır. Hastaların % 75′i elli yaşın üstündedir ve yalnızca % 4 ti kırk yaşın altındadır. Elli beş ve altmış dört yaşlar arasında sıklık hızla yükselir. Gerçekten de bir kattan fazla artarak, yüz binde 15.9 olaydan, yüz binde 36.6 olaya çıkar. Son yıllardaki Rahim kanseri artışı büyük olasılıkla, yaşlı kadınların genel nüfusa oranındaki artışa bağlıdır. Serviks kanserinde olduğu gibi, hastalığın preinvaziv ve prekanseroz biçimleri hastalık açıkça habis bir duruma gelmeden önce, yıllar ve hatta on yıllar boyunca sürebilir. Rahim kanserinin selim fibroidlcri olan kadınlar arasında daha yaygın olduğu bulunmuştur ve rahim kanseri olan kadınların hemen hemen yarısında belirtisiz şeker hastalığı bulunduğu saptanmıştır.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Kadının Kısırlaştırılması

Kadının Kısırlaştırılması

Kadının kısırlaştırılmasıBugün makalemizde Kadının Kısırlaştırılması konusunu ele alacağız.Yaşamı boyunca ergenlik çağından adetten kesilene kadar dişide her ay bir yumurta hücresi gelişerek yumurtlama dediğimiz durum oluşur. Gebeliğin oluşumu adlı şemada açıklandığı gibi, kadının yumurtladığı günlerde cinsel birleşme sonucu erkeğin spermi dölyolu ve dölyatağından geçerek yumurta kanalı içinde, kadının yumurtalığından gelen dişi yumurtası ile birleşerek gebeliğin oluşumunu sağlar. Hücresel döllenme yumurta kanalı içinde olur. Kadının kısırlaştırması olayında yumurta kanalları kesilir ve kesilen uçlar bağlanır. Bu şekilde, bu ameliyattan sonra, cinsel birleşmede erkeğin menisi kadının yumurta hücresine ulaşıp döllenme olanağı bulamaz ve kadının kısırlaştırılması. Bu şekilde ameliyat eşlerin aile planlamasına göre her yaşta yapılabilir. Ancak bu ameliyattan sonra artık bir daha çocuk sahibi olma imkanı olmadığından, böyle bir karara varmadan önce iyice düşünülmeli, eşler birbirlerine düşünmek için gerekli bir zamanı bırakmalıdır.
1. Cerrahi kısırlaştırma başvurularının hayatının geri kalan  kısmının gebelikten korunması amacı taşır.
2.Geri dönüş yoktur (çok ender vakalar dışında).
3.Bir ameliyat gerektirir.
4.Bu yöntem yumurta /sperm taşıyan kanalları bloke eder.
5.Herhangi bir organı yok etmez.
6.Fiziki değişikliklere yol açmaz, yani âdet kanamalarını durdurmaz. Kısırlaştırma biyolojik olarak cinsel isteği, gücü ve zevki değiştirmez.
Yararlan:
1.Her iki eşe de uygulanabilir.
2.Mevcut en etkili gebelikten korunma yöntemidir.
3.Kabul edilen tıbbi standartlara uyulduğu takdirde riski en düşük düzeydedir.
4.Diğer gebeliği önleyici yöntemlerin sürekli risklerine karşılık, kişi burada yalnızca bir kez riske maruz kalır.
5.Sürekli gebeliği ve masrafı gerektirmez.
6.Cinsel fonksiyonda bir değişikliğe yol açmaz.
7.Aşağıdaki yüksek riskli kadınlara sürekli gebelikten korunma sağlar. Çok doğum yapanlar, 35 yaşından büyük olanlar. Doğum yapması kadının hayatını tehdit ettiği durumlar, birden fazla sezaryen ameliyatı geçirmiş kadınlar, diğer sağlık sorunları nedeni ile gebeliğin ya da diğer aile
planlaması yöntemleri kullanmaları sakıncalı olan kadınlar. Bu ameliyat her zaman başarılı mıdır? İnsan vücudu bir makine olmadığından hiçbir tıbbi girişimde %100 başarı vaat edilemez. Dünyada şimdiye kadar yayınlanmış çeşitli istatistiklerde kadının kısırlaştırılması ameliyatında başarısızlık oranı binde 0,52 arasındadır. Cerrahi teknik yönünden genelde beş ameliyat türü uygulanmaktadır.
1.Doğum sonrası yöntem: Doğumu takip eden gün, göbeğin alt kısmından yapılan 23 cm’lik bir kesi ile karın boşluğuna girilir, yumurta kanalı kesilir ve bağlanır.
2.Sezaryen ameliyatında yumurta kanalı kesilir.
3.Minilaparatomi: Kadın cinsel bölge kıllarının hemen üst kısmından 34 cm’lik bir kesi ile karın boşluğuna girilerek yumurta kanallarına ulaşılır.
4.Dölyolundı kesit yapılarak iç organlara ulaşılır. Bu Midemin estettik üstünlüğü şüphesizdir. Organlara dölyolundan ulaşıldığından dıştı hiçbir yaralara izi görülmez.
5.Laparoskskop denilen özel bir alet ile gibi çukurundan 2cm’lik bir kesi ile bölgeye aşılır. Bu yöntem hasta yeterli bilgi edinemediği hallerde, bazen cinsel soranlara yol açabilir kadının kısırlaştırılması ameliyatından sonra kadınlıklarının azalacağını zannederler. Bu tamamen gereksiz bir korkudur. Bu girişimden sonra kadının cinsel yaşamında hiçbir değişiklik olmayacaktır, ameliyat öncesi olduğu gibi cinsel ilişkiden aynı ölçüde zevk alabilecektir.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Cinsel Uyarılma

CİNSEL UYARILMAcinsel-uyarim

Bu makalemiz de sizlere cinsel uyarılma ve cinsel uyarılma ejakulasyon nedir konularını anlatacağız. Normal ve doyuma giden bir cinsel birleşme mutlaka yeterli bir cinsel uyarılma ile  başlar. Dilimize çevrilmiş birçok derleme kitapta erkeklerin erotik film ve resimlerden çok uyarıldığı, kadınlarda ise böyle uyarılma olmadığı yazılıdır. Bu kesinlikle yanlış bir görüştür. Son yıllarda yapılmış pek çok araştırmada kadınların da erkekler kadar, cinsel eylem içinde olanların film ve resimlerinden uyarıldığı saptanmıştır. Cinsel uyarılma vücudun belirli bölgeleri daha fazla duyarlıdır. Cinsel uyarılma en duyarlı bölgeleri bilerek uyarmak özellikle cinsel eğitim açısından, tecrübesiz genç evliler için önemlidir. Cinselliklerini yeni yaşayan çiftler, uyumlu bir cinsellik için öncelikle eşlerinin uyarım sağlayan bölgelerini bilmeli ve en önemlisi ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını araştırmalıdırlar.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Kadında ve Erkekte Seksüel Arzu

kadında ve erkekte seksüel arzuKadında ve Erkekte Seksüel Arzu :Kadınların pek çoğunda seksüel arzu adete göre değişir. Bu arzu adetin muayyen günlerinde kolayca kabarır ve dış bir tenbih olmaksızın coitus arzusu kendi kendine doğar. Bazı kadınlar şiddetli arzunun adetin hangi devresine rastladığını tayin edebilirler. Bazıları ise bu artışın periyodik olup olmadığını fark edemezler. Seksüel arzu kanama zamanına, bundan evvelki veya sonraki devreye rastlayabilir. Davis evli olmayan 1000 kadın üzerinde bu bakımdan tetkikat yapmıştır. Bu kadınların 132′si seksüel arzu duymadıklarını bildirmişlerdir. Seksüel arzu duyan 686 kadının 110u adete göre arzunun ne zaman canlandığını fark etmediklerini, 558′i muntazam ve bazan da gayri muntazam seksüel arzu duyduklarını bildirmişlerdir.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Cinsel Organları Güçlendirme

Cinsel Organları GüçlendirmeCinsel Organları Güçlendirme :Günümüzde, Amerika’da egzersiz alışkanlığı oldukça yaygınlaşmış durumdadır. Bununla birlikte, cinsel birleşme dışında alt karın zarını güçlendirecek pek az sayıda çalışma vardır. Alt karın bölgesiyle ilgili çalışmalar, bu bölgedeki Chi akışını artırırlar ve böylece üreme organları ile onları çevreleyen karışık sinir ağını güçlendirirler.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Cinsellikte Utangaçlık

cinsellikte utangaçlıkSoru: 20 yaşında bir kızım, iki ay önce nişanlandım. Nişanlım benden 12 yaş büyük ve tecrübeli bir genç. Kendisine karşı soğuk ve hissiz davrandığımı söylüyor. Bunu ben de fark ediyorum. Bana ne zaman yaklaşsa, sanki bir taş kesiliyorum. Donup kalıyor, hissizleşiyorum. Ve kendisini tatmin edemediğimi söylüyor. Bu durum, beni ve kendisini çok üzüyor. İleride evlendiğimiz zaman böyle devam ederse anlaşamayacağımızı söylüyor. Aslında soğuk bir tip değilim. Hareketli, cana yakın bir kız olduğumu söylüyorlar.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Cinsel Eylem Fizyolojisi

cinsel eylem fizyolojisiCinsel Eylem Fizyolojisi :Cinsel hayatlarını eksiksiz birleştiren erkek ve kadın büyük bir moral gücüne sahip olur çünkü paylaşılan sevgi onlara daha büyük bir çalışma gücü ve zevki verir, kendilerine güvenlerini arttırır ve genç kalmalarını sağlar. Özellikle kadın evlendikten sonra göze çarpan bir değişim geçirir. Göğüsleri ve cinsel organları gelişir, derisi belirginleşir ve boyu belli olur. Bir türlü geçmeyen sivilceleri bile yok olur.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz

Vajinadan Kan Gelmesi

vajinadan kan gelmesiSoru:Ben 20 yaşında çok dertli bir genç kızım. Bu derdimi hiç kimseye hata anneme dahi açamıyorum. Sizin vereceğiniz cevaptan sonra ya tamamen yıkılacağım, ya da herkes gibi ben de gülebileceğim. Ailem beni taliplerimden birine nişanlamak istiyor. Bense bu büyük derdimden dolayı evlenmek kelimesinden dahi ürküyorum. Başımdan geçen korkunç olayı aynen yazıyorum. Bundan 6 yıl önce, yani henüz 14 yaşımda iken, çok peklik çeker, dışarı çıkmak için kendimi çok zorlardım. Böyle bir gün zorlanırken bende bir kanama oldu. Tabii deliye döndüm, hemen anneme gidip vaziyeti anlattım, fakat kendisi hiç bir şey söylemedi. Acaba o sırada benim bekaretim mi bozuldu. Lütfen beni bu hususta aydınlatır mısınız?... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz