Aylık arşivler: Eylül 2015

Seks

seksSeks, bir tutukevi hücresi değil, insanlar arası bütün ilişkileri aydınlatıp ısıtan bir ocaktır” der Alan Watts. İster kış, ister yaz, seks içgüdüsü daima kendini hissettirir, hiçbir insan da onsuz olmak istemez. Seks, kozmik oluşum içinde, türlerin sürekliliğini mutluluk ve adanmışlıkla sağlar. Freud’dan bu yana kabul edilen bir başka gerçeğe bakarsanız, seks enerjisi, Eros’un dolaşmadığı sanılan alanlarda da hissediliyor. Sanatçıyı, bilgini harekete getiren, politikacıyı hırs ateşine atan, sadistleri cinayete sürükleyen, ermişlerde cinsel orgazmı mistik bir “kendinden geçiş” e dönüştüren hep seks. “Libido” denilen bu enerji, artık seksin vazgeçilmez bir gereği olarak kabul ediliyor. Tıpkı, açlığın gereği besin olduğu gibi. Günümüzde yapılan araştırmalara göre, Avrupa kıtasında yaşayan insanların yüzde 58′i, bu açlığı haftada 1 ile 3 kez gideriyorlar. Bir genelleme yapmak gerekirse, bugünkü Avrupalılar, yüzyıllar önce “Haftada iki kez seks yapmak kimseye zarar vermez” diyen Martin Luther’in tavsiyesine uygun davranmaktalar “Dies inifclis” diye anılan bu iki gün (salı ve cuma). Bu arada, pazar gününün hakkını da yemiyorlar, o da seks için tercih edilen günlerin başında geliyor çoğu zaman. Haftada iki veya üç, ya da her gün, üstelik amacı üremek, çoğalmak, çocuk sahibi olmak değil… O halde neden seks yapıyor insanlar? Tabii ki “orgazm” denilen o eşsiz duyguyu, zirveye yükselme ve oraya ulaşma hazzını tadabilmek için.... sex hakkinda paylasim yazisinin devami icin tiklayiniz